19 Temmuz 2010 Pazartesi

Bir Yaz Gecesi


Yaz enteresan bir mevsim. Yaşadığımız çoğu kötü şeyi geride bırakmamıza yardımcı olan, hayaller kurduran, zamanın hızlı ve eğlenceli geçmesini sağlayan bir dönem diye düşünüyorum. En sevdiğim olay da, eğer yazın tatile gidemediysem ve arkadaşlarımın hepsi de şehirdeyse onlarla aktiviteler planlamak. Ve sanırım yaş ilerledikçe insanın yanında kimler kaldıysa, artık o dostlar ciddi bir kalıcılığa doğru ilerliyor, onlardan alınan tat başka bir şeyle kıyaslanamıyor. 2-3 sene önce edilen muhabbetler aynı heyecanla tekrar tekrar konuşulabiliyor.

Cumartesi gecesi, çok sevdiğim arkadaşlarımı yemeğe çağırdım ve kendi halimizde Ferzan Özpetek filmlerinde görülebilecek samimiyette bir yemek yiyip, sabaha kadar sohbet ettik, çok güzel nostaljik parçalar dinledik. İşte bundan aldığım hazzı başka bir şeyde bulmak çok zor. Artık her mimiğinden, her bakışından, ses tonundan ne hissettiğini anladığınız insanlarla güzel zaman geçirebilmek, ağız dolusu gülebilmek, eski günleri konuşabilmek paha biçilmez bir değere sahip.

Belki her birimiz ayrı bir yere dağılabiliriz, çok ayrı amaçlar için koşuşturabiliriz, çok zor günler geçirebiliriz…umuyorum ki her ne olursa olsun, kaç yıl sonra olursa olsun aynı masa etrafında bir araya gelip gülebilelim…ve her anımız yine bir Ferzan sahnesi görselliğine sahip olsun…yine uyumayıp, ışıkları söndürüp, istek parçalarında bulunalım..şehir uyusun, sokakta kimse olmasın, İstanbul insanları yuta dursun, bizse küçücük dünyamızda kendi kendimize yetelim.

Hepinize buradan selamlarımı iletmek istedim ve hepinizin dünyası içinde bir yere sahipsem ne mutlu bana diye düşünmekteyim.

Fotoğraf: Ferzan Özpetek-Bir Ömür Yetmez

2 yorum:

cadizeyna dedi ki...

Hayale bak şimdi..Sene 2030; o gün çektiğimiz resimler elimizde (evet hala resimleri bastırıp çerçeveleten eski kafalılardanız) o geceki hallerimizi, konularımızı ve üzüldüklerimzi hatırlayıp gülüyoruz..Yine bir masanın etrafındayız, açık havadayız, başımızın üstünden ıhlamur ağaçları müthiş kokusuyla yükseliyor ve fonda Arielle Dombasle çalıyor..Ha bir de tabi Burak bana yine bozuluyor, onu makaraya sardığım için..:) muck

oceania dedi ki...

Hayalin mükemmel canım, tam tamına 45 olucaz! Bir de şu malum her masada edilen sohbetimiz var ya her sene cevapları değişen bakalım o zaman herkesin görüşü ne olacak:))o ortam Arielle'siz olmaz zaten:P


Lütfen bu sitedeki görselleri ve yazıları izinsiz kullanmayınız..