9 Eylül 2012 Pazar

Kos'ta bir gün

Bu yazıyı yazmakta baya bir geciktim aslında, geçtiğimiz bayramda Bodrum'a annemlerin yanına kalmaya gittiğimde, günü birlik Kos'a geçme kararı aldık. Vizeniz varsa, 12 EU verip gidiş dönüş bileti alabiliyorsunuz. Tekneler Turgutreis'den ve Bodrum'un içinden kalkıyor, yol yaklaşık 35-40 dakika sürüyor. Biz Turgutreis'den gitmeyi tercih ettik.
Gitmesi çok keyifli ve yol kısacık olmasına rağmen, Yunanistan gümrüğüne geldiğinizde canınızdan bezebilirsiniz. Korkunç bir kuyruk sizi karşılıyor olabilir, bizim için öyle oldu ve yaklaşık 1,5 saat ayakta sıra bekleyip, etrafımızdaki sıra kavgalarına şahit olarak geçirdik. Yunanlılar inanılmaz rahat ve düzen sağlamak gibi bir dertleri yok. Pasaport kontrolünde Avrupa vatandaşlarına ayrıcalık yapıp, hızlıca önden alıyorlar. Biz Türkler ise büyük bir hengamenin içinde eziyet çekiyoruz. Üstelik gelen Avrupalılar da, Bodrum'da kalan, adayı 1 günlük ziyarete gelen insanlar. Sizin anlayacağınız adanın esas kazancı Türkler'den, Avrupalılar'dan değil. Neyse başlangıçta sırada beklerken epey bir gerilsek, kızsak da devamı güzel oldu gezimizin...
Zamanımız kısıtlı olduğu için, sadece ada merkezini gezebildik. Bir dahakine adanın arka tarafındaki bakir yerleri görmeyi ve 2-3 günlüğüne kalmayı planlıyorum. Fiyatlar konusunda da bir takım şeylerin bize göre çok daha uygun olduğunu söyleyebilirim. Özellikle balık yönünden çok zengin restoranlar ve fiyatlar hiç uçuk değil, tıka basa deniz mahsülüyle doyabilirsiniz.

Başlıca merkezde gezilecek yerler de şöyle sıralanabilir;
Girişte sizi karşılayan Neretzia kalesi
Kont Francesco Sans Evi
Hipokrat Ağacı (Hipokrat'ın öğrencilerine ders verdiği yer)
Gazi Hasan Paşa Camii
Liman ve Antik Agora
Dionysus Sunağı
Roman Evi
St. Paraskevi kilisesi
Panellenion Kompleksi
Belediye Pazarı
Defterdar camii
Arkeoloi Müzesi

Bu arada ister araba kiralayın, ister gezi trenlerine binin, yürüyün ya da bisikletle gezin, çok rahat dolaşılan bir merkeze sahip. Ben şahsen yüyüyerek gezdim her tarafı, ama mini trenlerin saatini yakalayabilseydim, daha donanımlı görmüş olabilirdim etrafı. Yine de güzeldi..
Dikkatimi çeken diğer bir şey de; özellikle beachlerde satılan alkollü içecekler, bizdekilere göre oldukça ucuz ve çalışanlar hizmet anlamında hem iyi, hem de çok sempatikler.

Kos'tan bazı kareler;


 



 

 
 
Yalnız şunu söylemeden edemeyeceğim, dönüşte bana Bodrum çok daha güzel geldi, sokaklarımız ve turizm anlayışımız onlara göre biraz daha önde diyebilirim. Ama hizmet anlamında Yunanlılar'ı çok tuttum.
 
Son resim de Gündoğan'daki pek bir sevdiğim begonvillerimiz olsun:)
 
Bu arada artık İstanbul'da yazı yavaş yavaş bitirirken, şortları, bikinileri dolabın arkalarına doğru itmişken, kışın açıp açıp yaz fotoğraflarına bakıp hayal kuracağımı biliyorum.
 O zaman, bir de bu şarkı eşlik etsin yaz hayallerimize...
 
 
Arayı fazla açmayalım dostum. Bir dahaki haziran'a plaj havlusu ve deniz kokusuyla bizi çabucak bir araya getirirsen pek bir müteşekkir olurum:)
 
 
 

Hiç yorum yok:


Lütfen bu sitedeki görselleri ve yazıları izinsiz kullanmayınız..