30 Ocak 2010 Cumartesi

biraz yunan müzigi esliginde neselenelim:)

Bu sabah artik dedim ki kendime, biraz kendine gel actim bir yunan taverna muzigi eskilerden..hooop bir guzel acildi uykum ve moralim de az cok kendine geldi. Ne kadar da bizdenler, her notanin altinda bir sicaklik ve her an cosku hissettiriyor insana.
Bu arada gecikmis bir akvaryum gezisi ve kar fotolari sunacagim sizlere:)

Turkuazoo'yu ben esasinda baya begendim cunki deniz dunyasina hayran olan bir insanim, ama biraz kucuk olusu konusunda hayal kirikligina da ugramadigimi soylersem yalan olur. Ben daha farkli canlandirmistim gozumde. Avrupadakiler gibi her tarafi tuneldir diye umuyordum ama sadece 1 bolum tunelden ibaretti. Herneyse yine de beni mutlu etti kendisi, yapanlarin ellerine saglik diyorum:)

Gelelim kar hususuna, cocuklugumdan beri ben kisi hic sevmem beni kisin mutlu edebilecek tek sey, karin yagmasidir. Bu sene 2-3 gun de olsa yagmasi beni cok mutlu etti, devamini goruruz insallah:)) Ama tabiki de insanciklarin ve hayvanciklarin zarar gormesini de istemem, ne olur kar herkesi mutlu edebilecek olcude yag olur mu canim:)


sabah kalktigimda kucuk balkonumuzdan gozuken manzara..

bu da surrealist bir yaklasimla yaptigimiz kardan adam portre calismasi:P


Bu da sevincten deliye donmus ben:D
Hepimize guzel karli gunler diliyorum, kar yagdiginda icecek bir bardak sicak kahvemiz ve etrafimizda bizi dusunen sevdiklerimiz varsa ne mutlu bizlere...Eksikliklerimiz olsa da, hayata tutunmak ne kadar zor olsa da biraz olsun oyalanmaliyiz birseylerle..


26 Ocak 2010 Salı

safsata

Gercekten sınanıyor muyum artık bilmiyorum.2010 benim icin cok kotu basladi ve oyle de gitmeye devam ediyor. Güya 2010 "balık yılı" olcakmış burçlara zaten inanmazdım fazla, artık hiç inanmamam gerektigini düşünüyorum. Öncelikle artık okumak beni pek sarmıyor, yahu doktoraya kadar geldim, bunu da bitirme diyorum kendime ama devamlı bir iç çatışma içindeyim. Okumaktan bıktım evet, ama peki şuan iş bulabilecek miyim diye sorarsak, malumunuz ülkemiz bu konuda pek de parlak gunler gecirmiyor.
Yakınımdaki insanların iç yüzlerini gordukce zaten onlardan bir bir sogumaya basladım...Kısacası bugunler ben pek bir kotuyum, her tarafım yara bere icinde..Düşünme unut diye kendimi binbir türlü hayalle, ugrasıyla yogun tutuyorum ki daha fazla yara almayayım ama nafile kücücük birşey binlerce şey hatırlatıyor bana...Bas bagırasım var ya da bir yerden atlayasım aksi takdirde icimdeki sıkıntıyı nasıl giderecegimi bilmiyorum...25 olucam yakında, artık buyumek de istemiyorum. Eskiden hep isterdim...

27 Aralık 2009 Pazar

iç içe

Salvador Dali

21 Aralık 2009 Pazartesi

kısmen gariplik

Şuanda donnie darko'nun soundtracki "killing moon" çalıyor. Bir şarkı bu kadar güzel ve dokunaklı nasıl olabilir. Zaten filmin ben de çok özel bir yeri var, beni benden alıyor demek çok doğru olur bu şarkı için. Keşke ben de bu şarkının yarattığı hayal dünyasının içinde yer alabilsem..Bazen bizi mutlu eden o sevimli hayallerimiz, bizi öyle noktalara getiriyor ki kurtulması imkansız olabiliyor..

Ah gerçek dünya ne diyeyim ki ben sana???

12 Aralık 2009 Cumartesi

illusion or reality

Merhabalar uzun zaman sonra yeniden,

Ben mi cok ara verdim, yoksa zaman mı bende bazı aralıklar yarattı ve yordu bilemedim..Neyse en azından burada olabilecek gücü topladım. 2009 beni cok yordu, bazen o kadar soluksuz kaldım ki, kurtulmak icin her yolu denedim. Basarısızlıklar iyiye mi işaret onu bilemiyorum ama artık değişik bir ben çıkmalı ortaya onda hemfikiriz içimdeki sesle. Artık saygım olmalı icimdekine, ezmemeli, yormamalı, değer vermeli belki de..En azından kendim sevmeliyim kendimi..Cok uzun zaman alır mı ya da cok zor mudur bu bilemiyorum ama kendime güvenimi yeniden edinmeliyim..24 yıllık kendimi, daha yeni ve sağlıklı biri yapmalıyım ki bir 24 sene daha gorebilsin bu bünye..Aksi takdirde yaşamdaki hiç bir seyin tadına varamayacak kadar sıradanlaşabilirim.

Hislerimi açığa vurmalı, hayatıma hangi yönden devam edeceğimi seçmeliyim. Geride bıraktıklarıma da çok üzülmemeli ya da onları bırakmazsam beraberce mutlu olmayı denemeliyim. Ben bunları yapabilirim değil mi, en azından şimdilik güveniyorum kendime, yaparım değil mi?? İçimden cılız bir ses bana güç veriyor, hepsi olacak merak etme diyor. Bu sefer güçlü ol, göz yaşların akabilir ama sen pes etme..Başlarda acı çekersin, yorulursun ama toparlayabilirsin. Yanında seni bırakmayanlar da belki destek verir, vermeseler bile bu sefer kendi kendine yetmeyi öğreneceksin...

Some dreams need to be realized but somehow you can pass through the other side without them!!! JUST WAIT...

9 Mart 2009 Pazartesi

lakin

uykusuzum, hiç uyumadım, uyuyamıyorum..gözlerim çok şiş suratım cok beyaz, insan içine cıkıcak halim kalmadı. Sadece kaçmak istiyorum sahte olan herşeyden ve değer denen yargıdan..Bilinçaltı ne berbat birşey, sen sussan, karar versen düşünmemeye unutmaya, yine de azılı düşman bilinçaltı..Hatırlatır, hatırlatır, hatta kafanda ziller çaldırır, için kopucak gibi hissedersin..miden bulanır, ağlamaktan nefes alamazsın, o anda bilinçaltından kurtulmak için fiziksel acı yaratırsın..elini sıkarsın, kendini yaralarsın ki ilgi başka yöne dağılsın..Hepimiz deliyiz, içimizde tek başımıza yaşamıyoruz ve yaşayamayızda..çevrenin yarattığı senler, senin idealleştirdiğin senler, kendiliğinden uygunsuzca çıkan senlerle bütünlük kurulamayınca kontak kopar ve ondan sonra tetikleyiciler vasıtasıyla kataliz etkisiyle beyin de bilinçaltı da artık kendi ürünlerini koyar ortaya..senden başka birçok sen çıkar meydana. Savaşmak zordur, anlatmak daha zordur, bu şekilde bu dünyada yer almak daha da zordur. Sormayın nedenini ben bunları neden dert ederim, neden kuruntuluyum veya neden aklım bunları illaki tekrarlar kurcalar, mutsuzluk, huysuzluk yaratır. Sadece ben değilim bunları yapan, çoğumuz yapar ama farkındalık bazen baskısını ağırca hissettirir böylece odak noktanız şaşar. Yaşamak ana amaç değil, acı çekmenin vasıtası haline dönüşür..Sen misin Franz Kafka okuyan, sen misin Freud'un acısını içinde hissetmek isteyen..Hayır hayır anlamaya çalışma onları, derinlik boğar..sen de gündelikçi ol, sadece kaybolmayı seç ki mutlu olasın..yanındakikeri fazla sorgulama, kazık atanı önemseme, kelimeleri seçme yargısızca kullan! Aklını ise; soldaki loblarla hiç biraraya getirme..Var ol sadece var ol, sebep arama yoksa sana yine aynı yol..sana yine uyku yok, yemek yok, enerji yok bir de en promosyonlusundan göz yaşı var..Hadi keyfinize bakın insancıklar, ben sizin yerinize var olmaktan vazgeçerim..

8 Şubat 2008 Cuma

sıkıldım sanırım:((

I am on the outside
I am lookin in
I can see through you
See your true colours
Cause inside you're ugly
You're ugly like me
I can see through you
See to the real you

Staind-outside

Lütfen bu sitedeki görselleri ve yazıları izinsiz kullanmayınız..